Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu uyarınca mürettebar düzenlemesi

Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu uyarınca öngörülen mürettebat düzenlemesi hakkında hazırlanan
bilgi notu aşağıda dikkatlerinize sunulmaktadır.

Türk Uluslararası Gemi Sicili nedir ve nasıl oluşmuştur?
Hukuki mevzuat çerçevesinde Türk sularında deniz taşımacılığı yapılması bakımından değerlendirilmesi
gereken ilk kanun 815 sayılı Kabotaj Kanunu’dur. Bu kanun kapsamında, Türk sularında mal ve yolcu
taşıma hakkı ve liman ve denizlerde gerçekleştirilecek hizmetler sadece Türk Bayrağı çekme hakkına
sahip bulunan gemiler tarafından gerçekleştirilebilecektir.
İşbu kanun düzenlemesi kapsamında ‘’Milli Gemi Sicili’’ kavramı karşımıza çıkmaktadır. Milli Gemi Sicili,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan ve gemilerin kayıt edilmesi gereken bir sicil oluşturulması
ile ilgili maddeden yola çıkarak ‘’Gemi Sicili Nizamnamesi ‘’ ile birlikte kurulmuş olan bir sicildir.
Türk Uluslararası Gemi Sicili (“TUGS”) ise Türk ticari filosunun uluslararası denizcilik piyasalarındaki
rakip ticaret filoları ile eşit şartlarda çalışabilmesini sağlayabilmek amacıyla oluşturulmuş uluslararası
açık sicildir. Başka bir deyişle, Türkiye de pek çok Avrupa ülkesi gibi yerli armatörlerin kolay bayrak
ülkelerine yönelimini engellemek amacıyla ikinci sicil uygulamasını benimsemiştir. Bu kapsamda,
yabancı bayraklı gemilerin, Türk bayrağına geçmesine imkân sağlayan Türk Uluslararası Gemi Sicili
Kanunu ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“4490 sayılı
Kanun”), temel olarak vergisel teşvikler içermektedir. Kanun, denizcilik sektörüne vergi teşvikleri
getirerek maliyet unsurlarını düşürmek, dolayısıyla sektörü geliştirmek ve güçlendirmek amacındadır.
Konuya ilişkin olarak, Türk Uluslararası Gemi Sicili Yönetmeliği ve Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu
ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. Maddelerinde
amaçları belirtmektedir.

Amaç
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 16/12/1999 tarih ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu
kapsamına giren gemi, yat ve özel maksatlı, özel yapılı gemilerin sicil işlemlerine ilişkin esasları
belirlemek ve uygulanmasını sağlamaktır.

(Türk Uluslararası Gemi Sicil Yönetmeliği)

Amaç ve Kapsam
Madde 1 – Bu Kanunun amacı, oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ile turizm
şirketi envanterlerinde kayıtlı ticari yatların temin ve işletilmesinde kolaylık sağlamak suretiyle Türk
denizciliğinin geliştirilmesini hızlandırmak ve ekonomiye katkısını artırmaktır. 2634 sayılı Turizmi Teşvik
Kanununun yat turizmi ile ilgili hükümleri saklıdır.

(Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun)

Nitekim 4490 sayılı Kanun’un gerekçesi incelendiğinde aşağıdaki tanımlama ile karşılaşılacaktır; “Milli
Gemi Sicilinde olan gemilerin ağır vergi yüklerini gidermek, uluslararası alanda rekabet edebilmek ve
yabancı bayrak altında faaliyet gösteren gemi ve yatların Türk Gemi Siciline geçmesini sağlamak
amacıyla gerçekleştirilmiştir”.

Buna ek olarak, 4490 sayılı Kanun’un 2.maddesinde “Gemi” kavramı kabotaj ve/veya kabotaj harici
sularda ticari amaçla kullanılan her türlü yük, yolcu ve açık deniz balıkçı gemileri ile özel maksatlı ve
özel yapılı gemiler olarak tanımlamıştır. Bu anlamda geminin kabotaj seferi gerçekleştirip
gerçekleştirmeyeceğinin çeşitli düzenlemeler bakımından farklılık gösterebileceği anlaşılmaktadır.
Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin mürettebatına ilişkin kısıtlamalar nelerdir?
4490 sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddelerinde ise Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilecek gemiler
ve yatlar sayılmıştır. 4490 sayılı Kanun’un 9.maddesinde ise mürettebata dair düzenlemeler yer
almaktadır. Bu madde kapsamında yabancı bayrakta bulunan gemilerinin Türk bayrağına geçebilmeleri
için donatanlarının yabancı veya Türk vatandaşı olmasına bakılmaksızın, kaptanın Türk vatandaşı
olması gerekmektedir. Donatanın Türk vatandaşı olması durumunda ayrıca diğer gemi ve yat personel
sayısının en az %51’inin Türk vatandaşı olmaları gerekmektedir.

Gemi adamlarının uyruğu ve istihdamı

Madde 9 – Bu Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Türk Uluslararası
Gemi Siciline tescil edilen gemilerde ve yatlarda donatanın yabancı veya Türk olmasına bakılmaksızın
kaptanın Türk vatandaşı olması esastır. Donatanın Türk vatandaşı olması halinde ise ayrıca diğer gemi
ve yat personel sayısının en az %51’i; için Türk vatandaşı olma şartı aranır.

(Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun)

Aynı şekilde, Türk Uluslararası Gemi Sicili Yönetmeliği’nin Personel Donanımına dair 21.maddesinde
de Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilecek gemi kaptanlarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olması gerektiği düzenlenmiştir. Donatanın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması durumunda veya mülga 6267 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 823’üncü maddesi kapsamında Türk Bayrağı çekme hakkını
haiz bir gemi olması halinde, bu gemilerin de kabotaj hattı dışında personelin en az %51’inin Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunlu kılınmaktadır.

A) Türk Bayrağını çekme hakkı ve mükellefiyeti:
I – Şartları:
Madde 823 – (Değişik: 20/4/2004 – 5136/2 md.) Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker. Yalnız Türk
vatandaşlarının malı olan gemi Türk gemisidir. Birlikte mülkiyet esaslarına göre birden fazla kişilere ait
olan gemiler, pay çokluğunun Türk vatandaşlarına ait olması şartıyla Türk gemisi sayılırlar.
Türk kanunları uyarınca kurulup da;

1. Tüzel kişiliği haiz olan teşekkül, müessese, dernek ve vakıfların malı olan gemiler idare organını teşkil
eden kişilerin çoğunluğu Türk vatandaşı olmak,
2. Türk ticaret şirketlerinin malı olan gemiler, şirketi idare ve temsil etmeye yetkili ortakların çoğunluğu
Türk vatandaşı olmak ve şirket sözleşmesine göre oy çoğunluğu Türk ortaklarda bulunmak, anonim ve
sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca payların çokluğunun nama yazılı ve bir
başkasına devri şirket yönetim kurulunun iznine bağlı bulunmak,
Şartıyla Türk gemisi sayılırlar.

Türk ticaret siciline tescil edilen donatma iştiraklerinin malı olan gemiler; paylarının yarısından fazlası
Türklere ait ve iştiraki idare ve temsil etmeye yetkili müşterek donatanların çoğunluğu Türk vatandaşı
olmak kaydıyla Türk gemisi sayılırlar.
(Mülga 6267 sayılı Türk Ticaret Kanunu)

Personel Donanımı

Madde 21-a) Kaptanların T.C. vatandaşı olması esastır.
b) Donatanın T.C. vatandaşı olması veya TTK’nın 823 üncü maddesi kapsamındaki bir şirket olması
halinde, kabotaj hattı dışında personelin en az % 51’inin T.C. vatandaşı olmasızorunludur
(Türk Uluslararası Gemi Sicil Yönetmeliği)

Sonuç:
Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilecek herhangi gemi veya yatın kaptanının Türk olması esastır.
Ek olarak, donatanı Türk olan gemilerin Türk Bayrağı çekmeleri halinde, geminin kabotaj seferi yapıp
yapmadığına bakılmaksızın mürettebatının %51’inin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekeceği
ilgili mevzuatta açıkça belirtilmiştir.
Konu hakkında daha detaylı bilgi talep etmeniz halinde tarafımızla aşağıdaki irtibat numaraları
üzerinden istediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Comment