Gemi Kurtarma ve Yardım Operasyonlarında LOF (Lloyd’s Open Form) Sözleşmesinin Hukuki Sonuçları
Denizde tehlike altındaki bir gemiye müdahale edilirken ücret pazarlığı için kaybedilen zaman, zararın büyümesine neden olabilir. Lloyd’s Open Form (LOF), kurtarma ücretini baştan kesinleştirmeden operasyona başlanmasını sağlayan ve uluslararası denizcilik uygulamasında yaygın olarak kullanılan standart bir kurtarma sözleşmesidir. Form kısa ve pratik olmakla birlikte tarafların temsili, kurtarma ücreti, teminat, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözümü bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurur.
Güncel LOF 2024 formu, kurtaranın temel yükümlülüklerini ve “no cure-no pay” ilkesini düzenler; sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları İngiliz hukukuna ve Londra tahkimine bağlar. Türkiye bağlantılı olaylarda ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) kurtarma ve yardım hükümleri, Türkiye’de başvurulabilecek geçici hukuki koruma tedbirleri ve hakem kararlarının Türkiye’deki etkileri ayrıca değerlendirilmelidir.
LOF Sözleşmesi Nedir ve Ne Zaman Kullanılır?
LOF, tehlike altındaki gemi ve diğer deniz malvarlığı değerlerinin kurtarılması amacıyla kullanılan uluslararası nitelikte standart bir sözleşmedir. Özellikle kurtarma ücretinin önceden müzakere edilmesinin acil müdahaleyi geciktirmesinin istenmediği durumlarda tercih edilir. Olağan bir çekme hizmetinden farklı olarak kurtarma, gerçek bir deniz tehlikesinin varlığına ve bu tehlikeye karşı faydalı bir müdahalede bulunulmasına dayanır.
LOF kapsamında kurtaran, ilgili malvarlığını emniyetli bir yere ulaştırmak için en iyi gayreti göstermekle yükümlüdür. Ayrıca, çevre zararını önlemek veya azaltmak üzere gerekli özeni göstermesi de beklenir. Sözleşmenin temel özellikleri şunlardır:
- Sözleşme İngiliz hukukuna tabidir.
- Kural olarak “no cure-no pay” ilkesi uygulanır.
- Kurtarma ücreti çoğunlukla operasyondan sonra belirlenir.
- Ücrete ve sözleşmeye ilişkin uyuşmazlıklar Londra’da tahkim yoluyla çözülür.
- SCOPIC hükümleri ancak formda sözleşmeye dâhil edilmiş ve daha sonra öngörülen usulle yürürlüğe konulmuşsa uygulanır.
LOF 2024 ayrıca kurtarma operasyonlarının daha şeffaf şekilde izlenmesine yönelik bazı bildirim yükümlülükleri de getirmektedir. Bu kapsamda, kurtarma hizmetlerinin sona ermesinden itibaren belirli süreler içerisinde çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri ile kurtarılan değerlerin; sulh yoluyla sonuçlanan dosyalarda ise anlaşmaya ilişkin belirli bilgilerin Lloyd’s’a bildirilmesi öngörülmektedir.
LOF’u İmzalayan Kişi Kimleri Bağlar?
LOF’un ayırt edici yönlerinden biri, sözleşmeyi imzalayan kişinin birden fazla malvarlığı menfaati adına hareket edebilmesidir. Gemi kaptanı veya formu imzalayan diğer yetkili kişi; gemi, yük, navlun, bunker ve kurtarmaya konu diğer malvarlığı değerlerinin malikleri adına temsilci sıfatıyla işlem yapabilir.
Bu temsil ilişkisinin sınırı doğru değerlendirilmelidir. İmzalayan kişi ilgili malvarlığı maliklerini kurtaran karşısında bağlayabilir; ancak bu malikler birbirleri adına hareket etmiş sayılmaz. İmzalayan kişi de yalnızca LOF’u imzalamış olması nedeniyle şahsen borç altına girmez.
Dolayısıyla tek bir imza, gemi ve yük gibi farklı menfaatleri LOF’a bağlayabilse de her bir menfaatin kurtarma ücreti, teminat ve sorumluluk bakımından hukuki durumu kendi konumu ve kurtarılan değeri üzerinden ayrı ayrı değerlendirilir.
“No Cure-No Pay” İlkesi Kurtarma Ücretini Nasıl Etkiler?
“No cure-no pay”, faydalı bir sonuç elde edilmediğinde kural olarak kurtarma ücretine hak kazanılamamasını ifade eder. Bununla birlikte tam başarı şart değildir. Kurtarılan veya korunan ekonomik değer ölçüsünde kurtarma ücreti gündeme gelebilir ve toplam kurtarma ücreti kurtarılan malvarlığının toplam değerini aşamaz.
Kurtarma ücreti yalnızca harcanan zamanın veya yapılan masrafların toplamından ibaret değildir. Kurtarılan değer, tehlikenin niteliği ve derecesi, kurtaranın becerisi ve gayreti, operasyonun süresi, kullanılan gemi ve diğer araçlar, üstlenilen riskler, müdahalenin sürati ve çevre zararının önlenmesi veya azaltılması için gösterilen çaba ücretin belirlenmesinde dikkate alınan başlıca unsurlardır.
Bu yapı, LOF’u sabit ücretli hizmet sözleşmelerinden ayırır. Kurtaranın ekonomik karşılığı, operasyon sonucunda yaratılan fayda ve üstlenilen risk dikkate alınarak operasyon sonrasında tarafların anlaşması veya tahkim yoluyla belirlenebilir.
SCOPIC Hangi Durumda Uygulanır?
Special Compensation P&I Club Clause (SCOPIC), her LOF sözleşmesinde otomatik olarak devreye giren bir ödeme mekanizması değildir. Öncelikle SCOPIC’in LOF formuna dâhil edilmiş olması, ardından kurtaranın yazılı bildirimle SCOPIC’i yürürlüğe koyması gerekir.
SCOPIC, 1989 Kurtarma Sözleşmesi’nin 14. maddesindeki özel tazminat sistemine alternatif olarak geliştirilmiş olup özellikle kurtarılan malvarlığı değerinin klasik kurtarma ücretini karşılamaya yeterli olmadığı operasyonlarda kurtaran açısından ayrı bir ücretlendirme mekanizması sağlar. SCOPIC ücretinin hesabında önceden belirlenmiş tarife kalemleri esas alınır ve kural olarak bu tutarlara %25 oranında artış uygulanır.
SCOPIC’in uygulanması için çevre zararına yönelik somut bir tehdidin varlığı zorunlu değildir. Kurtaran, SCOPIC’in LOF’a dâhil edilmiş olması şartıyla, öngörülen usule uygun yazılı bildirimde bulunarak mekanizmayı yürürlüğe koyabilir.
SCOPIC’in devreye girmesi, klasik kurtarma ücretinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kurtarma hizmetleri, 1989 Kurtarma Sözleşmesi’nin 13. maddesindeki kriterler çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. SCOPIC ücreti esas olarak gemi maliki tarafından ve belirlenen SCOPIC ücretinin toplam kurtarma ücretini aşması ölçüsünde ödenir. Buna karşılık madde 13 kapsamında belirlenen kurtarma ücretinin SCOPIC ücretinden yüksek olması hâlinde SCOPIC hükümlerinde öngörülen %25’lik indirim mekanizması gündeme gelebilir.
SCOPIC yürürlüğe konulduğunda gemi malikinden iki iş günü içinde 3 milyon ABD doları tutarında banka garantisi veya P&I Club taahhüt mektubu şeklinde başlangıç teminatı sunması talep edilebilir. Bu tutar, operasyonun gelişimine ve beklenen SCOPIC ücretine göre daha sonra artırılabilir veya azaltılabilir.
P&I kulüpleri teminatın düzenlenmesi, operasyonun izlenmesi ve SCOPIC mekanizmasının uygulanmasında önemli rol oynayabilir. Bununla birlikte, kulübün nihai sorumluluğu; ilgili poliçe şartları, teminat kapsamı ve olayın özellikleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
İngiliz Hukuku, Londra Tahkimi ve LSAC Süreci
LOF 2024, İngiliz hukukunu ve Londra tahkimini esas alır. Kurtarma ücretine ve sözleşmeden doğan diğer uyuşmazlıklara ilişkin usul, Lloyd’s Salvage Arbitration Clauses 2024 (LSAC) kapsamında düzenlenmektedir. Mayıs 2026’da revize edilen LSAC 2024, güncel tahkim ve teminat çerçevesini oluşturmaktadır.
LOF tahkiminde taraflardan birinin dinlenmek veya delil sunmak istemesi hâlinde yazışmaları ve bildirimleri almak üzere bir temsilci veya vekil tayin ederek bunu Lloyd’s Council’a bildirmesi gerekir. Bu husus özellikle gemi ve yük menfaatlerinin birbirinden bağımsız şekilde temsil edildiği uyuşmazlıklarda önem taşır.
LOF’un İngiliz hukukuna tabi olması ve Londra tahkimini öngörmesi, Türkiye bağlantılı bir olayın bütün yönlerinin yalnızca İngiliz hukukuna tabi olduğu anlamına gelmez. Türkiye’de bulunan gemi veya diğer malvarlığı hakkında geçici hukuki koruma veya gemi tutuklaması talep edilmesi ile hakem kararının Türkiye’de tanınması, tenfizi ve icrası ayrı bir kanunlar ihtilafı ve usul hukuku incelemesini gerektirebilir.
Kurtarma Teminatı Nasıl Belirlenir?
Kurtaran, kurtarma ücreti alacağını güvence altına almak amacıyla kurtarılan menfaatlerden makul miktarda teminat talep edebilir. Teminat miktarının, talep edildiği tarihte kurtaranın elindeki bilgiler ve daha sonra ortaya çıkan gelişmeler ışığında makul olması gerekir. Hakem de talep edilen teminat tutarının artırılmasına veya azaltılmasına karar verebilir.
Güncel LSAC düzeninde öne çıkan sonuçlar şunlardır:
- • Teminat talebi 10 milyon ABD doları veya daha düşükse uyuşmazlık kural olarak Fast Track Documents Only (FTDO) usulüyle, yalnızca yazılı belgeler üzerinden karara bağlanır. Bununla birlikte hakem, özellikle uyuşmazlığın niteliği veya karmaşıklığı nedeniyle gerekli gördüğü durumlarda sözlü duruşma yapılmasına karar verebilir.
- • Teminat talebi 10 milyon ABD dolarını aşıyorsa uyuşmazlık kural olarak sözlü duruşma usulüyle görülür. Ancak hakem, uygun gördüğü hâllerde uyuşmazlığın FTDO kapsamında görülmesine karar verebilir.
- • Gerekli teminat, kurtarma hizmetlerinin sona ermesinden itibaren 21 gün içinde verilmezse kurtaran, şartları oluştuğunda kurtarılan malvarlığının tutuklanması veya alıkonulması yoluna başvurabilir.
- • Malvarlığının uzaklaştırılması veya kurtarma alacağının tahsilinin tehlikeye girmesi yönünde makul bir risk bulunuyorsa 21 günlük sürenin dolması beklenmeden koruyucu tedbirler gündeme gelebilir.
FTDO sistemi, önceki Fixed Cost Arbitration Procedure (FCAP) sisteminin yerini almış olup 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.
LOF ve LSAC çerçevesinde kurtaran, yeterli teminat sağlanıncaya kadar kurtarılan malvarlığı üzerinde kurtarma alacağından kaynaklanan gemi alacağı (maritime lien) hakkını ileri sürebilir. Teminatın sağlanması, uygulamada kurtarılan malvarlığının serbest bırakılması bakımından bu nedenle kritik öneme sahiptir.
Ayrıca kurtarma teminatı ile müşterek avarya teminatının farklı alacakları güvence altına aldığı unutulmamalıdır. Kurtarma teminatının verilmiş olması müşterek avarya teminatının sağlandığı, müşterek avarya teminatının verilmiş olması da kurtarma teminatının kendiliğinden sağlandığı anlamına gelmez.
Karar, İtiraz ve Ödeme Süreleri
LSAC kapsamında hakem kararına karşı 21 gün içinde itiraz edilebilir. Ödenmesi gereken tutar bakımından ise süre farklıdır: Hükmedilen tutarın, kararın Lloyd’s tarafından yayımlanmasından itibaren kural olarak 28 gün içinde ödenmesi gerekir.
Dolayısıyla 21 günlük itiraz süresi ile 28 günlük ödeme süresi birbirinden ayrı sürelerdir ve operasyon sonrasında her ikisinin de ayrıca takip edilmesi önem taşır.
Hakem kararları ve gerekçeleri, LSAC’te öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere, Lloyd’s tarafından erişime açılabilir. Sürelerin kaçırılması teminatın paraya çevrilmesini ve tahsil sürecini doğrudan etkileyebileceğinden gemi maliki, yük ilgilisi, tekne ve makine sigortacısı, yük sigortacısı ve P&I kulübü arasında erken koordinasyon önemlidir.
Türk Ticaret Kanunu Bakımından LOF
TTK’nin 1298-1319. maddeleri, kurtarma ve yardıma ilişkin temel düzenlemeleri içerir. LOF İngiliz hukukunu ve Londra tahkimini seçse de Türkiye bağlantılı bir uyuşmazlıkta TTK hükümlerinin etkisi; olayın yeri, taraflar, malvarlığının bulunduğu ülke ve talep edilen hukuki koruma dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
TTK m. 1300 uyarınca kaptan, gemi ve eşya malikleri adına kurtarma sözleşmesi yapmaya ve tahkim şartı kararlaştırmaya yetkilidir. TTK m. 1301 ise sözleşmenin tehlikenin etkisi altında veya yanıltma sonucunda kurulması ile sözleşme şartlarının hakkaniyete aykırı veya aşırı ölçüde orantısız olması hâllerinde sözleşmenin uyarlanması veya iptali imkânını düzenlemektedir.
Faydalı bir sonuç elde edilmediğinde TTK m. 1304 uyarınca kural olarak kurtarma ücreti istenemez. Kurtarma ücretinin belirlenmesinde TTK m. 1305’te sayılan ölçütler dikkate alınır. TTK m. 1306 gereğince ücret borcu, gemi ve diğer malvarlığı maliklerine kendi kurtarılan değerleri oranında düşer; bu kişiler arasında yalnızca kurtarma ilişkisinden kaynaklanan kendiliğinden bir müteselsil sorumluluk bulunmaz.
Çevre zararının önlenmesi veya sınırlandırılması amacıyla yürütülen çalışmalar bakımından TTK m. 1312’de düzenlenen özel tazminat hükümleri ayrıca önem taşır. Teminat yükümlülüğü TTK m. 1314’te; gemi alacaklısı hakkı, hapis hakkı ve kurtarılan malvarlığının yeterli teminat sağlanmadan uzaklaştırılmaması ise TTK m. 1315’te düzenlenmektedir.
Kurtarma alacakları bakımından TTK m. 1319 uyarınca, kurtarma operasyonunun sona erdiği tarihten itibaren başlayan iki yıllık zaman aşımı süresi uygulanır.
LOF İmzalanırken Hangi Konular Kontrol Edilmeli?
Kurtarma operasyonunun aciliyeti, hukuki incelemenin tamamen operasyon sonrasına ertelenmesini gerektirmez. Mümkün olan en erken aşamada aşağıdaki hususların kontrol edilmesi ve kayıt altına alınması önemlidir:
- LSAC kapsamındaki 21 ve 28 günlük süreler,
- Kurtaranın talep ettiği teminatın tutarı, kapsamı ve dayanağı,
- İmzalayan kişinin sıfatı ve temsil ettiği menfaatler,
- Gemi, yük, navlun ve bunker değerlerine ilişkin belgeler,
- Operasyon kayıtları, yapılan masraflar, çevresel riskler ve alınan önlemler,
- P&I kulübü, tekne ve makine sigortacısı ile yük sigortacısı arasındaki görev ve sorumluluk paylaşımı,
- Türkiye’de gerekebilecek ihtiyati tedbir, gemi tutuklaması, tanıma, tenfiz veya icra işlemleri,
- SCOPIC’in LOF’a dâhil edilip edilmediği ve usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulup konulmadığı,
- SCOPIC’in devreye girmesi hâlinde gerekli teminatın zamanında sağlanıp sağlanmadığı ve
- LOF/LSAC kapsamında Lloyd’s’a yapılması gereken bildirim ve veri paylaşım yükümlülükleri.
Esenyel Partners ile Hukuki Güvence
Gemi kurtarma ve yardım operasyonları hızlı karar almayı gerektirir. Bununla birlikte LOF formundaki SCOPIC seçiminin yanlış yapılması, teminat sürecinin gecikmesi, imza ve temsil yetkisinin netleştirilmemesi, operasyon kayıtlarının eksik tutulması veya LSAC kapsamında öngörülen sürelerin kaçırılması; kurtarma ücretinin belirlenmesini, kurtarılan malvarlığının serbest bırakılmasını ve sonraki tahkim sürecini doğrudan etkileyebilir.
Esenyel Partners, deniz hukuku ekibiyle LOF’un incelenmesi ve imzalanmasından SCOPIC bildirimine, kurtarma teminatı görüşmelerinden P&I kulübü ve sigortacılarla koordinasyona kadar sürecin her aşamasında hukuki destek sunar. Londra tahkimi ile Türkiye’de ihtiyaç duyulabilecek gemi tutuklaması, geçici hukuki koruma ve hakem kararlarının tanınması, tenfizi ve icrası da somut olayın bağlantıları çerçevesinde birlikte değerlendirilir.
Gemi kurtarma operasyonlarının hukuki ve mali risklerini en başından itibaren etkin şekilde yönetmek için Esenyel Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
İletişim
| Selçuk Esenyel Kurucu ve Yönetici Ortak Telefon: +90 212 397 19 91 Cep: +90 506 792 76 90 | Türker Yıldırım Ortak Telefon: +90 212 397 19 91 Cep: +90 505 650 47 24 |
| Kuzay Cengiz Karabüber Avukat kuzay.karabuber@esenyelpartners.com Telefon: +90 212 397 19 91 Cep: +90 539 896 47 12 | |