Açık Denizlerde Yeni Bir Hukuki Dönem: UNCLOS Anlaşması Yürürlükte ve Birleşik Krallık’ın Atılımları
Dünya yüzeyinin yaklaşık yarısını, okyanusların ise üçte ikisini oluşturan ve hiçbir ülkenin ulusal yetki alanına girmeyen “açık denizler”, gezegenimizin iklimini düzenlemede ve küresel biyolojik çeşitliliği sürdürmede hayati bir role sahiptir. Bugüne kadar Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) uluslararası denizcilik faaliyetleri için genel bir çerçeve çizmiş olsa da, açık denizlerdeki deniz biyoçeşitliliğinin korunması konusunda ciddi yasal boşluklar barındırıyordu. Yirmi yılı aşkın süren yoğun uluslararası müzakerelerin ardından, bu yasal boşluk nihayet dolduruldu. Kısa adıyla Açık Denizler Anlaşması olarak bilinen ve Eylül 2025’te gerekli 60 ülke onay barajını aşan Ulusal Yetki Alanı Dışındaki Biyoçeşitlilik Anlaşması (UNCLOS), 17 Ocak 2026 tarihinde resmen yürürlüğe girdi.
Bu dönüm noktası, yalnızca okyanus sağlığı için değil, aynı zamanda uluslararası deniz hukuku için de devrim niteliğinde bir başarıdır. Küresel okyanusların yüzde 30’unu 2030 yılına kadar koruma altına almayı hedefleyen “30×30” küresel hedefi, artık UNCLOS Anlaşması ile somut ve yasal olarak bağlayıcı bir mekanizmaya kavuşmuştur.
UNCLOS Anlaşması’nın Dört Temel Direği
UNCLOS Anlaşması, açık denizlerdeki yasal statükoyu temelden değiştiren ve yasal aktörlere yeni yükümlülükler getiren dört ana sütun üzerine inşa edilmiştir:
- Kapasite Geliştirme ve Teknoloji Transferi: Gelişmekte olan devletlerin de açık denizlerde bilimsel araştırma yapabilmesi ve buradaki deniz teknolojilerinden yararlanabilmesi için standartlar belirler.
- Alan Bazlı Yönetim Araçları (ABMT): Açık denizlerde ve derin deniz yataklarında, hassas ekosistemleri aşırı avlanma ve madencilik gibi tehditlerden koruyacak devasa Deniz Koruma Alanlarının (MPA) uluslararası koordinasyonla kurulmasına olanak tanır.
- Çevresel Etki Değerlendirmeleri (ÇED): Uluslararası sularda gerçekleştirilecek, deniz ekosistemleri üzerinde önemli olumsuz etkileri olabilecek her türlü ticari ve bilimsel faaliyet (örneğin derin deniz madenciliği) için kapsamlı ÇED raporlarının hazırlanmasını mecburi hâle getirir.
- Deniz Genetik Kaynakları (MGR) ve Dijital Dizi Bilgisi (DSI): Okyanusun derinliklerindeki süngerler, bakteriler ve diğer organizmalar; ilaç, biyoteknoloji ve kozmetik endüstrisi için devasa potansiyel taşımaktadır. Anlaşma, bu genetik kaynakların toplanmasından ve verilerinin kullanılmasından elde edilen faydaların adil ve eşit bir şekilde paylaşılmasını zorunlu kılar.
Birleşik Krallık’ın Ulusal Çerçevesi ve Yasama Süreci
Denizcilik ve çevre koruma alanındaki köklü geçmişiyle Birleşik Krallık, UNCLOS Anlaşması’nın müzakerelerinde öncü bir rol oynamış ve anlaşmayı en kısa sürede iç hukukuna entegre etme kararlılığını baştan beri vurgulamıştır. Bu taahhüdü eyleme dönüştürmek amacıyla Birleşik Krallık hükümeti, 10 Eylül 2025 tarihinde parlamentoya UNCLOS uyum yasa tasarısını sunmuştur.
Titiz bir yasama sürecinin ardından, bu yasa tasarısı 12 Şubat 2026 tarihinde Kraliyet Onayı alarak resmen yasalaşmış ve yürürlüğe girmiştir. Bu yeni yasa, Birleşik Krallık’ın Açık Denizler Anlaşması’nda belirtilen uluslararası yükümlülüklerini karşılayabilmesi için ihtiyaç duyduğu genel ulusal hukuki çerçeveyi başarıyla oluşturmuştur. Artık Birleşik Krallık bayraklı gemiler ve Birleşik Krallık merkezli araştırma projeleri, uluslararası sularda çok daha sıkı denetimlere tabi olacaktır.
Tam Onay Süreci: İkincil Mevzuat İhtiyacı ve Gelecekteki Uygulamalar
Yasanın 12 Şubat 2026’da yürürlüğe girmesi son derece önemli bir adım olsa da, Birleşik Krallık’ın Anlaşma kapsamındaki her detayı anında uygulayabileceği anlamına gelmemektedir. UNCLOS’un en karmaşık hükümlerinden birçoğu henüz ulusal düzeyde tam operasyonel hâle gelmemiştir. Özellikle ulusal yetki alanı dışındaki alanlardan Deniz Genetik Kaynaklarının (MGR) toplanması öncesi bildirim zorunlulukları, Dijital Dizi Bilgilerinin (DSI) kullanımından doğacak fayda paylaşım standartları ve toplanma sonrası raporlama yükümlülükleri gibi esaslı hükümler, pratik ayrıntıları belirleyecek yönetmeliklere muhtaçtır.
Aynı şekilde, mevcut denizcilik lisanslama rejimlerinin de UNCLOS’un katı Çevresel Etki Değerlendirmesi standartlarıyla tam uyumlu hâle getirilmesi gerekmektedir. Birleşik Krallık’ın uluslararası onay sürecinin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi ve resmî taraf sıfatının kazanılabilmesi için, bahsi geçen ikincil mevzuatın hızlıca hazırlanıp yürürlüğe konması şarttır.
Bu durum; deniz bilimleri enstitüleri, biyoteknoloji firmaları ve açık denizlerde faaliyet gösteren uluslararası armatörler için yepyeni bir hukuki uyum ve lisanslama dönemi demektir. Açık denizde ticari veya bilimsel faaliyet gösteren bir geminin uluslararası bildirim sistemlerine nasıl entegre olacağı veya hangi yeni çevresel regülasyonlarla sınırlandırılacağı, hukuki risk yönetiminin merkezine yerleşmiştir. İşte tam bu geçiş sürecinde, deniz ve ticaret hukuku alanında güçlü bir uzmanlığa sahip olan Esenyel Partners gibi hukuk bürolarının yönlendirmesi hayati bir değer taşır. Şirketlerin yeni mevzuat dalgasına hazırlıksız yakalanmamaları, uluslararası yaptırımlardan kaçınmaları ve operasyonlarını hukuki güvenilirlik içinde sürdürmeleri ancak doğru bir stratejik danışmanlıkla mümkündür.
Sonuç
UNCLOS Anlaşması’nın 17 Ocak 2026’da küresel düzeyde yürürlüğe girmesi ve Birleşik Krallık’ın hemen ardından 12 Şubat’ta ana yasal iskeleti yürürlüğe koyması, denizlerin geleceğinde yeni bir sayfa açmıştır. Fakat asıl mesele, yakında yürürlüğe girecek olan ikincil mevzuatların getireceği katı kurallara zamanında uyum sağlayabilmektir. Açık denizlerde faaliyette bulunan veya bulunmayı planlayan ticari aktörlerin, lisanslama, ÇED süreçleri ve genetik veri hukuku bağlamındaki yeni sorumluluklarını proaktif bir biçimde ele alması artık bir zorunluluktur. Esenyel Partners, bu tarihi değişimin her aşamasında denizcilik sektöründeki paydaşlara hukuki netlik kazandırmaya ve yeni standartlara kusursuz bir uyum için rehberlik etmeye hazırdır.
Kurumunuzun bu yeni uluslararası deniz hukuku düzenlemelerinden nasıl etkileneceğini analiz etmek, gelecekteki lisans ve operasyon süreçlerinizi şimdiden güvence altına almak ve UNCLOS Anlaşması’nın getirdiği uluslararası yükümlülüklere dair detaylı, profesyonel destek almak için Esenyel Partners ile iletişime geçebilirsiniz.